Geçmişin eskisi mi olduk..?

Tozlu raflara kaldırılmış bir gelecek..

20 Kasım 2022 tarihli bir yazımı paylaşmak niyetindeyim..

İslam Sanatları Müzesinde umutulmuş hakikatler silsilesi fikrimde resmetti..

Bunca teknoloji, ilmî, fikrî, nakli ve içtimai ilimler olmasına rağmen günümüzün geçmişe nazaran üzerine eklenmiş zerre farkımız yok. Aksine geçmişi aratan bir gelecek sendromu yaşıyoruz velhasıl.

Ne geçmişin üzerine yeni bir şeyler inşa edebildik ne de eskiye yeni bir renk, yeni bir anlam kazandırabildik..

Hani “iki günü eşit olan ziyanda”ydı.!!İki yüz yılı aşkın bir süredir Sûr’a üfürülmesini bekleyen ehli kuburdan ne farkımız var sorarım..? Yüz yıllar önce aynı şekiller ve aynı figürler.. İsimler farklı, cisimler hep aynı. Aynı ameliyat malzemeleri, aynı gök cisimleri, aynı tencere tavalar, alışık olmadığımız manzaralar...

Burj Khalif’in görkemi ile Surlara mı meydan okuyoruz ? Botanik bahçelerimizle Bâbil’ in Asma Bahçeleri’ne mi kafa tutuyoruz ?  Yoksa uçaklarımızla, tanklarımızla daha askerlik yapmaktan kaçındığı halde İlayi Kelimetullah aşkına göğüs göğüse çarpışan islamın yiğitlerine mi erkeklik yapıyoruz. 

Madden güçlendikçe mânen zayıfladığımızın farkına varamaz olduk.i ne yazık ki..  Başarıyı elde edebilmek adına bu şanlı ve şerefli yolda ilerlemek gerekiyor. Bu yolda da Kur’an ve Sünnetullah’ın şanına şerefine uygun bir şekilde yaşanması, hayatımıza özümsememiz gerekiyor. Resulullah (s.a.v.) Mekke’nin fethi için mânevi tüm gereksinimleri Allah tarafından karşılanmış olsa da maddi olan tüm tedbirleri de almıştı..

Bir köşede tesbih çevirmekle Dünyayı kurtaramazsın Ey Mü’min !.. İslamda kendine âriflik yoktur. Unutma ki “Mü’min” Allah’u Teala’nın isimlerinden biridir. 

Buna mazhar olmak da onun bizden istediği gibi yaşamamızla mümkün olacaktır.. 

Allah’tan feraset diliyorum..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“Dem bu demdir”

Bir Yakarış..

Bâzı Hisler..