“Dem bu demdir”

Bir koku duyarsın seni senden almıştır, geçmişe demir atarsın.. Yüzün mayışır da anlamına varamadığın hisler sarar çehreni.. 

Vardır çoğumuzun bunu gibi yaşadığı onlarca anı,               Bu anıları hatırlamanın belki gelmiştir zamânı..


Ayaklarının altına takılan boş bir konserve kutusunu gelişi güzel tekmelemiştir belki de çoğumuz farkında olmadan.. 

Kimimizi çeyrek asırlık bir zaman yolculuğuna çıkarırken bu eşsiz duygu, kimimizin de kıymetini bil(e)mediği zamanların, derin bir “âhhh” ı olur o içi boş sandığımız teneke kutusu.. 

Çocukluk yıllarının masum öyküsü canlanır hayal hatıralarımızda. İlkokul sıralarında, evin arka sokaklarında, bir şiirin mısralarında..

O İçi boş ve paslı silindir kucak açar bize..  İçi, dolu dolu geçmiş anılar diyârında ağırlar bizi.. 

Kahkahalar, sevinçler, bağırışmalar, çığlıklar, göz yaşları, taa ki unutulmuş yaşam mücadelemizin odağına sürükler bizi bir ânda bin düşünce ile.. 


ve bir ânda nemlenir gözler, 

hasret ile insan geçmişi özler.. 

ne de kıymetli su gibi akıp giden yaşlar,

Terkibidir kalbin, gözlerden düşen yaşlar..

İlkokulun tam ortalarında top alamadığı için tek kale maç yapma heyecanıyla başına toplanmıştır çoğumuz o konserve kutusunun.. Kulak kanatan gürültüsü, hoş bir tını olarak ruhumuzu severken, dünyayı ve tüm kederlerini ardında bırakan eşsiz bir zevke dönüşüverirdi. 

Hatıralar akıp durur düşünce dünyamızın unutulmuş tozlu belleğinden. 

Dem bizim ! 

Yıllar sonra tebessümle hatırlayacağımız, anılar edineceğimiz günler “bugün”ler. 

Yarın yok ! Yarınımızın garantisi yok.

“Dem bu demdir.” 

Yıllar öncesini büyük bir hayranlıkla hatırlarken, özellikle o masum çocukluk yıllarını.. Bugün masum kalabilelim ki yıllar sonra bugünlerimizi de hayranlıkla yâd edebilmek nasip olsun..  

Bu “dem”de demlenenlerin yüreğinden süzülen bir bardak çay olma arzusu sardı ruhumu..


Âcziyet duygusu ne de güzel..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Yakarış..

Bâzı Hisler..